XXX4Fans
Sevan Nişanyan from patreon
Sevan Nişanyan

patreon


İsot

6 Ağustos 2009

Yok kardeşim, üzgünüm, isot da Kürtçe değil.

Gene biri sayfalar boyu döktürmüş, ne Türk faşizmine yalakalığım kalmış, ne hangi menfur çıkarlara “hizmet ettiğim.” Özbeöz Urfa malı olan isota sözlüğümde Türkçe demişim, halbuki Kürtçe olduğunu herkes bilirmiş, Türkler bu kelimeyi 1990’larda öğrenmiş, yalan konuşarak kime yaranmaya çalışıyormuşum, dıy dıy da dıy dıy.

Bakıyorum 1480 küsur tarihli Sultan Bayezit kanunnamesine, issi ot, “her türlü acılı baharat” gibi duruyor, ama karabiber demek de olabilir. [Hadi Halil Berktay gibi yapalım. Not 1: O tarihte daha bizim bildiğimiz yeşil/kırmızı biber Amerika’dan gelmemişti, o olamaz. Not 2: Ahmed Akgündüz yeni yazıya ıssı ot diye çevirmiş ama sanırım doğru olamaz; kelimenin aslı issidir, 17. yüzyıldan sonra ıssı olur. Özgün metne bakmalı nasıl yazmışlar.]

1680’de Meninski gayet net, issi ot demiş sin harfi ve şedde ile. Karşılığı şaşırtıcı, zencefil demekmiş. Ki o da ağız yakar fena halde. Yapı açık: issi demek sıcak, burada “yakan” anlamında. Ot Türkçede sadece küçük yeşil bitki değil, her türlü baharata, yemeğe katılan maddeye, ilaca ot denir, biraz İngilizce condiment gibi. İssi ot = yakar bahar.

Ahmet Vefik Paşa’da (1876) sözcük madde başında yok, ama Biber maddesinde ağzından kaçırmış, “Türkîde isot denir” demiş. Türkî demek burada “köylü ağzı” demek.

Demek ki neymiş? İssi, issicek, issitme İstanbul ağzında zamanla ısı, (ı)sıcak, (ı)sıtma olurken issi ot kaybolmuş, ama taşra ağzında eski ses değeriyle yaşamaya devam etmiş. Yakın devirde Urfa’nın en yakıcı biber çeşidinin adı olarak gene geri geldi. Urfa’da eskiden Türk mü vardı diye sorarsanız bilmem, yerlisine sorun.[1]


[1]Türkolog Hatice Şirin User bana hak vermiş:

İsot’un Türkçe olduğu konusunda kesinlikle haklısınız. Çağatay dönemi sözlüklerinde bu kelime issi ot/isti ot biçimlerinde ve “fülfül, karabiber” anlamında geçer. Örneğin, Ignasz KÚNOS(1902), Šejχ Sulejman Efendi’s Čagataj-Osmanisches Wörterbuch, Budapest, sf. 92. Bunun yanısıra Abuşka Lugati’nde de ayni biçim ve anlamla kayıtlıdır.

Azericede istiot hem kara hem kırmızı/yeşil biberin adıymış, istot şeklinde söylenirmiş, isti de sıcak demekmiş. Bunu da bir başka okurum hatırlatmış.

Kürtçe olduğuna dair öbür taraftan ısrarlı (ve bazen öfkeli) iddialar geldi. Misal:

Birincisi biber ot değildir. İkincisi öyle denilmek istenmiş olsa bile ‘yakmak’tan türetilmiş olması gerekirdi, çünkü ağzı ısıtmaz fakat yakar. Üçüncüsü Kürdler tarafından yaygın olarak Kürdçede kullanılır (îsot), Türkler tarafından Türkçede değil. Kürdçedeki ‘sot’ sotin “yakmak” fiilinden ve kelime başlarında yaygın olarak kullanılan ‘î’ (î-sal “bu yıl”, î-sev “bu gece”, î-roj “bugün”, vs.) ekinden oluşturulmuş olması akla daha uygundur.

Katılmadım.

Biber ot değil mantıksız diyorsunuz ama “bu-yakar” diye bitki adı daha mı mantıklı? İngilizce acılı baharlara hot, Almanca heiss derler, ikisi de “sıcak”; Türkçesinin de issi olması gayet tutarlı.

Sözcüğün eski şekli îsot değil, gayet net bir şekilde issiot. Türkçe metinlerde yüzlerce yıl boyu karşınıza çıkar. Kusura bakmayın, bence delil ağırlığı kuvvetle Türkçeden yanadır.

Comments

Od

Cem YILDIZ

Ot aynı zamanda ateş anlamındadır Türkçede ve orta Asya’da

Salih Dilekci


Related Creators