XXX4Fans
Sevan Nişanyan from patreon
Sevan Nişanyan

patreon


Meşk

20 Haziran 2009

Radikal’de Akif Beki “keçi postundan bir tulumdur meşk” demiş. TDK sözlüğünde meşk’in bu anlamı yok. İşin kötüsü, Anadolu ağızlarından derlemeler içeren on bir ciltlik Derleme Sözlüğünde de yok. Bir tek meşik veya meşük demişler, Şebinkarahisar, Erkinis ve Erzurum ağızlarında “ekin çuvalı” imiş. Akif Bey dilleri karıştırıyor olmasın sakın diye kuşkulandım, İzoli’nin Kürtçe Ferheng’ine baktım. Aha! Meşk = ayran yayma için kullanılan tabaklanmış tulum. Meşk kêyin = yayık yaymak.

Farsçada da var maamafih, meşk = tulum, kırba. Dolayısıyla Türkçede de kullanılmış, mesela Vefik Paşa’da var (1876). Ama Şemseddin Sami’de yok (1900). Demek ki daha 19. yüzyıl sonlarında gidiciymiş kelime.

Biz Ermenicede maşk մաշկ deriz, 1. meyve veya hayvan derisi, 2. deriden yapma tulum. Bakalım ne diyor diye Acaryan’ın derya gibi etimoloji sözlüğünü açınca birbuçuk sayfa malzeme çıktı, ufak punto üstelik. Süryanice meşka ܡܫܟܐ eski Aramicede maşka משׁכּא her çeşit deri. Ermenicede 5. yüzyıla ait en erken metinlerden itibaren kullanılıyor. Eski Asurca maşku“insan ve hayvan derisi” anlamında. Farsça ve Kürtçe biçimlerin de bir Sami dilinden alıntı olması gerektiğini uzun uzun savunmuş Acaryan. Eski Habeşçe masak መሰክ “germek, yay çekmek” de bunla alakalı olmalı diyor. Eski dillerin birçoğunda “deri” ile germek fiili bağlantılıdır.[1]

Hübschmann’a göre Çağatay Türkçesinde de meşk tulum imiş, Farsçadan alıntı olmalı. Ama bendeki Pavet de Courteille sözlüğünde bulamadım. Daha iyi bir Çağatayca sözlük var mıdır acaba, bir ara araştırayım.

Kıytırıktan bir kelime diyorsunuz ama bakın deşince altından buzdağı çıktı, neredeyse Adem ile Havva’ya vardık.[2]

*

Bir de Arapça meşkvar, o başka, alakası yok. Öğrenme amacıyla yapılan alıştırma ya da talim demek.

[1]Hradya Acaryan’ın dört ciltlik etimoloji sözlüğü (Hayeren Armatakan Bararan), 25 dil bilen İstanbul kökenli egzantrik ve olağanüstü geniş kültürlü bir dilcinin şaheseridir. Ermenice sözcüklerin İrani, Sami ve Kafkas dillerindeki reflekslerini göstermesi açısından çok değerlidir.

Ankara’da Türk Dil Kurumu kütüphanesinde bunun daktiloyla yazılıp teksir edilmiş versiyonunu gördüm. Sanırım Acaryan Stalin döneminde gözden düştüğü için sözlüğü yıllarca basılamamış. Nihayet 1971-74’te Erivan’da yayımlanmış. Türkiye’de ancak Patrikhane kütüphanesinde bir nüshasını bulup fotokopisini aldım.

Acaryan’ın aynı derecede önemli diğer eseri Hayeren Gavarakan Bararan, yani Ermenice Taşra Ağızları Sözlüğü. Tiflis, 1913. Henüz hiçbir yerde bulamadım.

[2]Aşur Özdemir eklemiş:

Rusçada “çuval” anlamına gelen meşok sözü var. Yine aynı kelime Ukraynacada mişokşekliyle mevcut.

Ayrıca Kazakçada da mes sözü vardır. Anlamı ise “bütün olarak yüzülmüş keçi derisinden yapılan kap”. Bunun da sizin sözünü ettiğiniz meşk ile ilişkisi olduğu açık. Zira bildiğiniz gibi Eski Türkçedeki /ş/ sesi Kazakçda /s/ sesine dönüşür.


Related Creators